Kongrenin ardından aklımda kalanlar…

Geçtiğimiz hafta 4-5-6 Kasım tarihlerinde Peryön tarafından gerçekleştirilen 21.İnsan Yönetimi Kongresi, Türkiye’nin tüm insan kaynakları profesyonelleri ile alanlarında başarıyı yakalamış profesyonelleri düzenlenen oturumlarda bir araya getirdi. Türkiye’nin insan yönetimi alanında düzenlenen en büyük ve  en önemli organizasyonlarından biri olduğunu düşündüğüm kongrenin tüm oturumlarını yazmaktansa dikkatimi çeken oturumlar ve konular hakkındaki görüşlerimi paylaşmak isterim.
 
Açılış
 
Kongrenin açılışı tüm insan kaynakları profesyonelleri için bir ders niteliğindeydi. “Mutlu etmek istiyorsanız, özel hissettirin!” Tüm karizmaları ve şıklıklarıyla salona giren insan kaynakları profesyonelleri kendilerini beklemedikleri bir şekilde kırmızı bir halı üzerinde, harika bir müzik eşliğinde, spot ışıklarıyla aydınlatılan bir sahnede buldular. Patlayan flaşlar da çabası… Sahneye çıkan herkesin gözlerinden sırasıyla; yaşadıkları şaşkınlık, gülümseme ve mutluluk okunuyordu. Hepimiz için iyi bir strateji dersiydi. Özel hissettir, şaşırsınlar, gülümsesinler ve mutlu olsunlar… Denemeye ne dersiniz?

Açılış bölümünün ikinci büyük sürprizi ise Peryön Başkanı Sn. Yiğit Oğuz Duman’ın 2016 yılında düzenlenecek Dünya İnsan Kaynakları Kongresi’ne Türkiye’nin ev sahipliği yapacak olduğunu açıklamasıydı. Ülkemiz ve tüm insan kaynakları profesyonelleri için katma değer yaratacağına inandığım bu organizasyonda emeği geçen herkesin çok büyük bir takdiri hak ettiğini düşünüyorum. Teşekkürler PERYÖN…
 
Bloggerlar ve sosyal medya
 
Benim için kongrenin en keyifli anlarından biri, yıl içerisinde sosyal medya üzerinden iletişim halinde olduğumuz ve bloglarını keyifle okuduğumuz arkadaşlarımız ile tanışıp, sohbet etme imkânını yakalamak oldu. Hatta öyle keyifli bir hal aldı ki, önümüzdeki yıl bloggerlar ve okuyucuları için ayrı bir oturum düzenlenmesi önerim büyük beğeni ile karşılandı ve destek gördü. Bu arada Yılın İK Blogger’ı yarışmasında 1.ci seçilen Sn. Aydan Çağ ile birlikte; finale kalan, yarışmaya katılan, blog yazma işine gönlünü, emeğini ve zamanını vermiş her bloggerın yılın birincisi olduğunu ve ödülü hak ettiğini belirtmek isterim. Ancak bu bir yarışma ve birincisi Sn. Aydan Çağ… Kendisini ve finalistleri tebrik ediyor, başarılarının devamını dilerim.
Bir diğer konu ise sosyal medyanın etkin kullanımının teşvik edilmesi için ana sahnenin iki duvarına yansıtılan tweet wall’lardı. İki gün boyunca etkin bir şekilde kullandığımız twitterı duvardan takip etmek son derece keyifli oldu.
 
Katıldığım oturumlar hakkında kısa kısa…
 
KONGRE AÇILIŞ /YİĞİT OĞUZ DUMAN: Her zamanki enerjisi ve verdiği müjdeli haberle kongrenin sevindirici bir ortamda pozitif başlamasını sağladı.
 
İSTİHDAMDA KADIN ERKEK EŞİTLİĞİ /DOÇ. DR. AŞKIN ASAN: Maalesef her organizasyonda olduğu gibi devletin düşük enerjisinin ve ağırlığının salonda hissedildiği, konuşma sırasında hayatımda ilk kez bir konuşmacıdan “alkışlayın ama!” şeklinde bir uyarı ile karşılaştığım, ilk günün en sıkıcı anlarıydı…
 
CESUR VE KARARLI OL ! ZİNCİRLERİNİ KIR ! /JIM LAWLESS: Tüm salona zincirlerin nasıl kırılıp, nasıl başarılı olacağının ipuçlarını anlatırken, aynı zamanda sahnedeki enerjisi, hareketliliği ve iletişimiyle, bir önceki sunumda salonun kaybolan enerjisini yükselttiğini söyleyebilirim. Anlattıklarıyla hepimizin ufkunda yeni pencereler açarken aynı zamanda etkileyici bir sunumun nasıl yapılacağı konusunda ders verdi.
 
ORGANİZASYONEL ENERJİYİ ARTTIRAN LİDERLİK /PROF. DR. HEIKE BRUCH: Anlatılanlar ve konu çok ilgi çekici ve yararlıydı. Anlatımın ders modunda olması konuya olan ilgiyi maalesef dağıttı. Organizasyonlar içerisinde mevcut enerji tipleri ve bunların organizasyonlara olan etkileri konusunda güzel örnekler verildi. Prof.Dr. Heike Bruch’ ın kötü bir çalışan bağlılığı örneği olarak paylaştığı Pepsi. co arabasında Coca-Cola içen çalışan örneğinin ardından, çalışan bağlılığı oturumunda Pepsi.co yetkilisinin konuşmacı olması ironikti. Konuşmacıların bu tarz örnekleri seçerken bir nebze daha dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum.
 
EZBER BOZULDU: DEĞER YARATAN STRATEJİ  /ARIEL ECKSTEIN: 238 milyon olan üye sayısını saniyede 2 yeni üye hızıyla arttıran LinkedIn’in  iş hayatında, işe alım süreçlerinde ve şirketlerde yarattığı değişimi ve yarattığı katma değeri anlatan keyifli bir sunumdu.
 
ÇALIŞAN BAĞLILIĞI: Maalesef konuşmacıların, Sn. Dr. Çağlayan Bodur dışında katma değer yaratacak paylaşımlarda bulunamadığı bir oturum oldu. Dinleyicileri memnun edemeyen oturumlardan birisi olduğunu sadece kendi gözlemlerinden değil, oturuma katılan arkadaşlarımla yaptığım paylaşımlar ışığında rahatlıkla söyleyebiliyorum.
 
ŞANS ALIŞKANLIĞI – BAŞARISIZLIK İYİDİR! / DOUGLAS MILLER: Miller son derece başarılı sunumu ile şans faktörü, başarı, başarısızlık üçgeninde enerjisi yüksek ve başarılı bir sunum gerçekleştirdi. Başarısızlıklardan yakalanacak fırsatlar üzerine keyifli bir paylaşımdı.
TECRÜBESİZLİĞİN ŞANSINDIR / DR.AHMET PAKSOY: Dr. Ahmet Paksoy, İDO’daki Genel Müdürlük serüvenini her ne kadar esprili ve izleyiciye yakın bir anlatımla paylaşmaya çalışsa da sunumun ilerleyen slaytlarda İDO’nun operasyonlarını anlatan biraz da reklam kokan bir tarza dönmesi ve ik ile örneklerin az olması hayal kırıklığı yarattı.
 
TOPLUMUMUZU TANIYOR MUYUZ? / BEKİR AĞIRDIR: Kongrenin en etkin ve farkındalık yaratan sunumlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Bizlere anlaşılmayı beklerken aslında düşüncelerini kabul etmediklerimizi nasıl yok farz ettiğimizi ve nasıl yok saydığımızı, dinlemesi keyifli ve akıcı bir dille paylaştı.

SOSYAL MEDYA: Sosyal Medya oturumu da günün en keyifli ve güzel oturumlarından biriydi. Gazeteci Emin Çapa’nın keyifli ve sıcak moderatörlüğünde gerçekleşen oturumun yıldızı Fatmanur Erdoğan’dı. Fatmanur Hanım’ın sosyal medya ve önemini anlatırken bir yandan tweet atması ve kendisine attığım tweetlere cevap vermesi şeklinde kurduğumuz diyalog kongreden en çok aklımda kalan andı. Bu sunum sonrasında konuşmacıların twitter, linkedin gibi sosyal medya adreslerinin kitapçıklara ve tweet wall’a yazılması önerimin benimsenmesinden çok memnun oldum.
 
MÜZİKLİ BİR SOHBET – ÇATIŞMALARI YÖNETMEK /MEHMET AUF ve ORKESTRASI: 21.İnsan Yönetimi Kongresi’ne yakışan, eğlenceli ve öğretici bir kapanışı Mehmet Auf ve orkestrasından izledik. Çatışma yönetimini bir orkestra üzerinden kurgulanan mizasenlerle anlatması, hemen hemen her insan kaynakları profesyonelinin her gün karşılaştığı çatışma durumlarını ve çözümlerini izlemekten büyük keyif aldım. Bu çatışmaları çözmek için zaman zaman başvurulan klişe sözlerin dışarıdan ne kadar komik durduğu da benim için ayrı bir öğreti oldu.
 
Sonuç
 
Yukarıda bahsettiğim oturumlardaki konuşmacılardan ve beklentilerimin daha yüksek olmasından kaynaklanan memnuniyetsizlikler bir yana, gerek organizasyonu ve planlaması, gerek kongrenin enerjisi ve katılımcıların sıcaklığıyla son derece başarılı ve keyifli bir kongre yaşadığımızı söyleyebilirim. Bu organizasyonda emeği geçen başta Sn. Yiğit Oğuz Duman olmak üzere tüm PERYÖN ailesine teşekkür etmek isterken, bir parantez de Sn.Özlem Helvacı’ya açmak istiyorum. Kongre süresince her şeyin mükemmel olması için canla başla çalışan ve tüm yorgunluğuna rağmen kongre sonrası önerilerimi dikkatle dinleyen ve ertesi gün göndermiş olduğum mailime anında geri dönüş yapan Sn. Özlem Helvacı’ya çok teşekkür ederim.
 
Sosyal medya tanışıklıklarının gerçeğe dönüştüğü, çok değerli bilgiler edindiğim ve çok değerli meslektaşlarımla tanıştığım bu kongrenin ardından bir sonraki kongreyi sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on LinkedInEmail this to someoneShare on Google+Pin on Pinterest

Bir Cevap Yazın